TEKİR
  Kose Yazilari
 

 

Tekir’de “MADO” Gerçekleri ve Hizmetler

 kahramanmaraşta Bugün Gazetesinden
 
“Bir yangının külünü yeniden yakıp geçti” diye başlar bir şarkımız. İşte Tekir Kasabası’nda da bir MADO yangını var ki Tekir’e yapmayı düşündüğü su paketleme tesisi için Tekir halkını iki kutuba ayırdı ve başından beridir bu yangının külünü yeniden yakıp duruyor.
MADO’nun “Su paketleme Tesisi” yapmayı düşündüğü Tekir Kasabası’nda, bu tesis için arsa alımından itibaren yaşanan gerginlikler, ayrılıklar ve zıtlaşmaların meyvesini geçen hafta Sabah Gazetesi’nin “Güney” ekinde yer alan ve Sırrıberk Arslan’ın hazırladığı bir haberle aldık. Durumun ne kadar karışık olduğunu bu haberle çok iyi anladık. Yapılan bu haber aslında görünüşte bir direnişi, bir hak arayışı gösterse de durum hiç de bu kadar masum değil. Bu konuda belediye başkanının görüşü ve düşünceleri hiç alınmamıştır. Bu bakımdan eksik bir haber.
Haberde yer alan görüntüde Tekir’de bir kısım muhtar ve halkın MADO’nun yapacağı yatırımın engellenmemesi adına bir arada yer aldığını ve bunun mücadelesini verdiğini görüyoruz. Belki de bu Tekir’de bir ilkti. O bakımdan hoş. Yani hak aramak güzel, hem de çok güzel. En azından Tekir’de birilerinin hakkını aradığını ve bundan sonra da arayacağını öğrenmiş oluyoruz. Ama aranan hakta haklı oldukları ne kadar doğru, gelin bir de onu tartışalım.
Bu haberi ve Tekir’de yaşanan bu kargaşayı gördükten hemen sonra Tekir Belediye Başkanı Recep Terlik ile bir röportaj yapmayı düşündüm ve bunu gerçekleştirdim. Halkın bir kısmının yatırıma engel olduğunuzu düşündüklerini söylediğim Recep Bey, yatırıma kesinlikle engel olmak istemediklerini hatta taraftar olduklarını belirtti. Ancak MADO’nun arsayı aldıktan sonra İl Özel İdaresi’nden aldığı ve Tekir Belediyesi’nin bu yönetimden bir önceki yönetimin encümenleri tarafından alınan karar doğrultusunda iki su kaynağı bulunan yerden Argıtça Çayı’ndan alınması gereken suyu bir üstteki Gödeveli Kaynağı’ndan aldığını söylüyor Recep Terlik. Ayrıca yine bir önceki belediye yönetiminin encümenlerinin aldıkları karara göre bu su kaynağına saniyede 8 litre su akıtan 40’lık boru döşenmesi gerekirken, MADO buraya 110’luk boru döşemiş. Üstüne üstün yapacakları suya -Tekir’in adıyla özdeşleşen nadide ve soğuk suya- Tekir’i belirtecek bir isim koyulacağı yerde “MAR-SU” gibi bir isim koyulacakmış. Bu yüzden belediye tarafından şimdilik ruhsat engellenmiş.
E madem bu kadar çarpıklık, bu kadar hukuksuzluk var ortada, ben olsam ben de vermem bu suyu! Evet, çok güzel bir yatırım olacak, Tekir için iyi bir istihdam olacak ama olacaksa da doğru-dürüst olsun, kararlara uygun yapılsın.
MADO konusu Tekir’de fazla kafa şişirdi. Umarım en kısa zamanda bu sorun kanunlara uygun, halkımıza ve Tekir’e faydalı bir şekilde çözülür.
Belediye Başkanı Recep Terlik’in hizmetlerine gelince…
Yerel seçimlerin üzerinden 7 ay geçmesine rağmen Tekir Belediye binasının önüne yapılan tabeladan başka bir şey gözükmüyor Tekir’de. Başkan Recep Terlik ise belediyenin borçlarından ve mali sıkıntılardan dem vuruyor. Ama her belediyenin maddi sıkıntısı var.
Eğer başkanlığa talip ise birisi önce bu mali sıkıntıları ve borçları düşünerek aday olmuştur veya olmalıdır. O yüzden, bu sorunlar bir mazeret değildir. Çünkü halk, seçimden önce verilen vaatleri bilir, ona göre oy verir ve seçildikten sonra bu vaatlerin biran önce yerine getirilmesini ister ve bekler.
Kişilik olarak iyi birisiniz, iyi ve olumlu düşünüyorsunuz başkanım ama bunlar yetmiyor.
Halk hizmet bekliyor sayın başkan!
Saygılarım ve sevgilerimle…

     TEKİRLİ OLMAK BİR AYRICALIKTI?
     Kasabamız kahramanmaraş kayseri yolu üzerinde bulunması nedeniyle günde binlerce yerli ve yabancı insanın geçtiği önemli bir uğrak merkezi.bu nedenle kasabamızda görev yapan belediye başkanlarımızın yaptıkları hizmetlerin reklamını yapması konusunda bir sıkıntı olmadığını düşünmüyorum.

      Bu sitemde anketler bölümünde kasabamıza yapılması gereken hizmetler adı altında bir anket oluşturdum.buradaki ankete katılan tüm tekirli hemşehrilerime şükranlarımı arzediyorum.anket sonucundada bir kez daha gördükki kasabamıza gelen yabancıların en büyük sıkıntısını oluşturan konut sıkıntısı birinci sırada yer aldı.buda kasaba halkımızın ve özelliklede gençlerimizin tekirin sorunlarını yakından takip ettiğini ve seçmenin bilinçli olduğunu göstermiştir.oysa kasabamızda daha öncede görev yapan belediye başkanlarımızında ısrarla uğraştığı içme suyu ve sulama suyu  son sıralarda yer almaktadır.Buda demek oluyorki başkanlarımızın tekire yapacakları hizmetlerin, öncelik konusunu iyi analiz yapamadıkları.

   O halde kasabamıza belediye başkanı seçilen başkanlarımızın ak partininde yaptığı gibi, kasabamız için bir acil eylem planı oluşturduktan sonra, yapacakları hizmetleri beş yıl içerisinde nasıl ve ne zaman bitirecekleri konusunda plan oluşturmak, sonra bu planı titizlikle uygulamaktır.çünkü hedefi ve amacı olmayan kişilerin başarılı olması mümkün değildir?


     Kasabamızda bol miktarda hazine arazisi bulunmakta, aynı zamanda tekire yazlık ev yapmak içinde dışarıdan aşırı talep var.bu sorunun belediye imkanlarıyla çözülmesi imkansız. ancak, türkoğlu belediyesi ve daha küçük belediyeler Toki ile anlaşarak bu sorunu çözdüler.İnsanlar istedikten sonra Allahında yardımıyla çözülemeyecek hiç bir sorun yoktur.Bu belediyelerin yaptıkları çözüm anlamında sadece birer örnektir.


      İlimize km' lerce uzak ilçelerimize bağlı belde belediyelerinin sosyal belediyeceilik anlamında yapmış oldukları hizmetleri takdirle izliyoruz. Kasabamızın o beldelerden artısı var eksisi yok diye düşünüyorum.o halde soruyoruz:

-Bizim kasabamızda geleneksel hale gelen Tekir güreş festivali neden devam etmiyor.

-Bizim kasabamız havasıyla  suyuyla alabalığı ve yeşil ormanıyla  ilimizin ender yaylalarından biri olmasına rağmen, türkiyede bir tek ağacı olmayan beldelerde yayla şenlikleri düzenlenirken,
güzel tekirmizde yayla şenlikleri alabalık festivalleri neden yapılmıyor.

-kışın kar yağışı nedeniyle yolda kalan vatandaşlar araçlarında yada lokantalarda soğukta sabahlerken, yazlıkçılar istedikleri şekilde kiralık ev bulamazken, komşu beldemiz ılıca pansiyonlardan para basarken benim kasabamda neden otel ve pansiyon yok.

-Türkoğlunun beyoğlu beldesi yapmış olduğu hizmetlerden dolayı yılın en başarılı belediye başkanı seçildi, sayın başkanımı kutluyorum.Beyoğluna yarı olimpik yüzme havuzu spor kompleksi yapılırken, benim kasabamdaki gençlerin fırnızdaki halı sahaya futbol oynamaya gitmesi sizce adaletmi? biz bunları haketmiyoruz diye hiç  kendinize sordunuzmu?

  -Bizim kasabamızın Beyoğlu beldesinden, afşinin kullar tatlardan yada çağlayanceritin düzbağ belediyesinden eksiğimi var?


    Bu soruları çoğaltmak mümkün ama bunları kim  nasıl yapacak önemli olanda bu değilmi?

    ''Tekirli olmak bir ayrıcalıktır'' sözü bana ait bir sözdü..Tekirliyiz,  elbette  gururluyuz ama hizmettede öncü ve diğer beldelere örnek olmak zorundayız.
Hepinizi seviyorum, sevgi ve saygılarımla.
 

SEDAT ELMA


__________________________________________________________
 
Nasil Bir Belediye Baskanı? Seçmeliyiz?
 
 

 
KONU : Yaklasan Yerel Seçimler ve Nasil Bir Belediye Baskani?
 
 
Degerli Kahramanmaraslilar; 2009 Mart ayinda yapilacak olan yerel seçimlere sayili günler kala belediye baskan aday adaylari bir bir ortaya çikmaktadir. Kahramanmaras Belediye Baskaninin kim olacagi sorusunun yaninda ilçe ve belde baskanlarinin da kim olacagi sorusu bir o kadar daha önemlidir ve gözden kaçirilmamalidir. Çünkü sehrimiz sehir merkezi ve ilçeleriyle bir bütündür. Belediye baskanliklarina liyakatli insanlarin getirilmemesi halinde kaybeden maalesef tüm Kahramanmaras halki olacaktir. Gelismis sehirlerin arasinda sikisip kalan sehrimize vizyon ve marka kimligi kazandiracak olan belediye baskanlarina ihtiyacimiz vardir. Siyasi parti kulislerinde, sivil toplum örgütlerinde, hemserilerimiz arasinda kisacasi konunun bir sekilde tarafi olan her kesimde muhtemel aday adaylari üzerinde konusulurken su hususlara azami dikkat edilmesi gerekmektedir :
 
          Belediye Baskani veya Belediyeler, sehrin her yönden gelismesi veya gelismemesi ile ilgili her türlü faaliyetlerin icra edildigi yetki mercileri oldugundan, birey için, toplum için ve sehrin gelecegi için Belediye Baskaninin vasfi veya vasifsizligi büyük önem tasimaktadir. 
            Çogumuzun bildigi bazi sehirler var ki, gelismelerini, büyümelerini, övgü ile bahsedilen, methedilen, gipta ile izlenen yöre olmalarini, göreve getirdikleri Belediye Baskaninin karizmasina, vizyonuna, becerikliligine, aktivitesine, zekâsina, çalismalarindaki üstün basarisina borçludur. Belediye baskani bir sehrin iflahina da, - tesbihte hata olmazsa- zaman içinde iflasina da sebep olabilir.
 
          Belediye Baskanlari halkin onayi ile seçilmis kisiler olduklarindan, halkin ve topyekûn sehrin tüm dertleri ile ilgilenme yükümlülükleride vardir. Yetki tasdikini halktan aldiklarindan, manevî, vicdanî ve ahlâkî sorumluluklari da önce halkadir. Kisisel gelisim uzmanlarinin tespitlerine göre, basarisiz kisi “Bu benim isim degil” seklinde düsünürken, basarili kisi de “kendi isinden daha fazlasi için sorumluluk” duyarmis. Belediye Baskani da sehrin muhtelif sorunlari için “bu sunun isi”, ”öteki onun isi” tarzinda basarisiz bir kisi vasfinda degil, sehrin tüm sorunlarini bilip, bilmedigi diger sorunlari da arastirip, onlari sorun olarak kabul edip, çözüme kavusturmak için ilgili makam ve teskilatlari harekete geçirebilme kabiliyetinde olmalidir.
 
        Belediye Baskani karizmatik, Yerine göre agresif olmalidir. 20–30–40 yil sonrasini görebilecek ufka ve 20–30–40 yil önceden beri gelen sorun yumaklarini bilen hafizaya sahip olmalidir. Belediye Baskani, yasadigi yörenin her karis topraginin âsigi, her kesimden insanin masugu olmalidir. Belediye Baskani, diyalog ve iletisim açisindan sagir, kör, dilsiz ve ulasilamaz degil, dertlilerin sesini duyabilecek yarasa gibi hassas kulaklara, sehrin istikbalini görebilecek sahin gibi keskin gözlere ve sehrin dertlerini üst yetkililere ulastirip hizmet koparabilecek yerine göre kuvvetli, yerine göre ahenkli bir sese sahip olmali ve “HAVA” gibi her an ulasilabilir olmalidir.
 
       Belediye Baskani, sehrin diger yetkili ve etkili çevreleri ile barisik, sözü, nazi, hatiri sayilir ve dürüstlügünden emin olunan karaktere sahip olmalidir.
Belediye Baskani âlim kadar bilgili, cahil kadar cesaretli, kaplan kadar kuvvetli ve saglikli, puma kadar süratli olmalidir. Belediye Baskani, sehrin simâsini degistirecek projelerini gerçeklestirmek için önüne gelen engelleri asabilecek, zamanla yarisip hatta bir-kaç adim önde kosmayi göze alabilecek azme ve kararliliga sahip olmalidir.

           Belediye Baskani, sehrin sosyo-ekonomik rezervlerini iyi bilen ve bunlari harekete geçirip, sehrin ihya olmasi için icraatlar ortaya koyabilecek beyne, kafaya, zekaya, bilgiye ve tecrübeye sahip olmalidir. “LIDER” olmalidir, “REIS” olmalidir. Her önüne gelen “Ben Belediye Baskani olacagim” diye ortaya atilip, hasbel kader Belediye Baskani olup, sehrin istikbalinin kararmasina sebep olmamalidir.  Partiler ve sehrin sevdalilari, münasip bir “BELEDIYE BASKANI” bulmak için gece-gündüz kafa yormali, uykusuz kalmali, bîtap düsmeli ama sonunda dört dörtlük bir ”BELEDIYE BASKANI ADAYI” bulunmalidir.
           “Kimi Belediye Baskani seçecegiz?” konusu her açildiginda, “Daha vakit erken, simdiden bu konulari açip muhtemel isimleri yipratmayalim” diye konuyu örtbas edenlere;
Beyler, böyle özellikleri tasiyan bir isim bulmak ve bu sahsi ikna edip aday yapmak için bes ay gibi bir süre ancak yeter. Isi son ana birakip, tombaladan çikar gibi ortaya koyacaginiz bir adayi belki bu halk Belediye Baskani seçer. Ama sonuç; eskiden beri bilinen kader-kismet adli sans oyununa döner, onun da sonucu; “Kime sikâyet edeyim seni kader? Bir ‘Baskan’ seçtik öbüründen beter” diyerek, 5 yil, belki de yillarca hayiflanip durmaktir. 
           Degerli Kahramanmaras’lilar yukarda izah ettigimiz üzere Belediye Baskanligi makami çok önemli bir görevdir. Aday isimlerinin pes pese siralandigi su sayili günlerde sehrimizi modern bir kent olma yolunda zirveye çikaracak liyakatli, isin ehli, Il, ilçe ve belde belediye baskan aday adaylarinin siyasi çekismelere kurban edilmeden önlerinin açilarak sehrimize kazandirilmasi gerekmektedir.
 
     Bu nedenle Kahramanmaras Büro Memur-Sen Sube Baskanligi olarak, adimiza ve kentimize yakisan adaylarin Belediye Baskani olmasini temenni eder saygilar sunariz.
 
 
 
 
 
Sedat ELMA
 
Büro Memur-Sen
 
K.Maras Sube Baskanligi
 
Basin Yayin ve Halkla Iliskiler Sekreteri



____________________________________________________________ 

TEKİR

Kahramanmaraş’ın Merkez ilçeye bağlı Nedirli, İsmailli, Köseli Köylerinde yaşayan insanlardan bazıları, yazın hayvanlarını otlatmak amacıyla Tekir’in yaylalarına çıkardı. Göçebe hayatı zor olduğundan bu insanlar Tekire yerleşmeye karar verdiler. 1925 yılında Kirli Kaye, Kocabaş, Döndü Osman ve Gafar Ali Tekir’e Yerleşti.

 

Tekir Kasabası, K.Maraş-Kayseri yolunun 68. km'sinde. Doğusunda Deli Höbek, Batısında Koyunoluk, Armut Ücesi, Kuzeyinde Şahan kayası,güneyinde Karga Sekmez dağları ile çevrili bulunan, uzunca Tekir Vadisi üzerinde kurulmuş bir doğa harikasıdır.Rakım 1503 m olan kasabanın dört tarafı adeta elle yapılmışçasına sıra sıra dağlarla çevrilidir.Kuzeyindeki Tekir Çayı ve Yeşilgöz, Batısından çıkan Ardıç suyu ile bileşerek,Tekir Vadisi boyunca uzanır ve döngel mağralarından süzülerek ceyhan ırmağına, oradanda Akdeniz'e dökülür.Üzerinde kurulmuş bulunan santraller ülkemizin enerji sektörüne can katar.

Tekir'in 4 km kuzeyinden çıkarak Ardıç suyu ve Yeşilgöz’le bileşerek büyük bir potansiyel oluşturan Tekir suyunun gözüne kurumuş olan Tekir Alabalık ve üretim Tesisleri yıllık 200 tonluk kapasitesi ile Türkiye'nin en büyük Alabalık Üretim tesislerinden biri haline gelmiştir. Yerli ve yabancı turistlerin uğrak merkezi haline gelen Tekir Alabalık, Türkiye çapında bir marka olmuştur.   

 

         Tekir, doğu Akdeniz’in ve güney doğu Anadolu bölgesinin iç Anadolu bölgesine açılan kapısıdır.Kasabada yeşilin her tonunu bulmak mümkündür.Özellikle sedir ve çam fidanları kasabanın oksijen deposu olup, bu nedenle solunum yolu rahatsızlığı olan insanların ilgisini çekmeye devam etmektedir. En son yapılan nüfus sayımına göre kasabanın resmi nüfusu 3.647'dir.Bu yaz aylarında kasabaya çıkan yaylacılar nedeniyle 5 Bin ve 10 Bine kadar çıkmaktadır.

 

Kasaba halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılığa dayanır.Tekir’in dağlarında ve yaylalarında otlanan hayvanların eti ve sütü lezzetlidir.Tekir’de yetişen hayvanların eti bölgede aranan bir lezzet haline gelmiştir. Kahramanmaraş orman bölge müdürlüğüne bağlı Tekir orman fidanlığında kadrolu işçi olarak çalışan 80 kadar ailede geçimini buradan sağlamaktadır.Bu fidanlıkta yetişen sedir ve çam fidanları yurt içi ve yurt dışındaki pazarlarda yerini alarak ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır.

Kahramanmaraş-Kayseri yolu üzerindeki 25 yakın yeme ve içme dinlenme tesislerinde, kasaba gençlerinin büyük bir bölümüne iş istihdamı sağlanmakta olup, güzergâhı kullanan vatandaşlarımızın da ihtiyaçlarına cevap vermektedir.

 

Hızla gelişen kasabada en kısa zamanda sivil toplum örgütlerinin hayata geçirilerek, Avrupa Birliği fonlarıyla desteklenen (çevre,eğitim, kültür, turizm vb.) projelerin oluşturularak hayata geçirilmesi gerekir. Yaylaları ve buz gibi akan kaynak sularının her mevsim bulunduğu kasabada Belediyenin ve sponsor firmalarında destekleriyle yayla şenlikleri mutlaka düzenlenmelidir. Yaz aylarında kasabaya dinlenmek amacıyla gelen yazlıkçıların konaklama sıkıntılarını gidermek amacıyla Belediyenin Toki ile anlaşarak yada özel girişimcileri teşvik etmesi ile konut sorununun da bir an evvel çözülmesi gerekmektedir.

Kasabanın gelişip güzelleşmesi için her alanda hakkettiği hizmeti alabilmesi için elbirliği ile çalışmak zorundayız.

 

                                                         

SEDAT ELMA

Büro Memur-Sen

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Sekreteri

_______________________________________


 

Akif KAPLAN
 

akifkaplan.84@hotmail.com

 
 

Havasiyla, suyuyla kentimize mâl olmus bir kasabadir Tekir. Kahramanmaras Merkez Ilçe’ye bagli ve Merkez Ilçe’ye 68 km. uzaklikta olan bu beldede neler yok ki?

Bir kere bu sirin belde, eskiden beri alabalik konusunda en meshur yerdir. Kasabanin çikisinda bulunan Alabalik Tesisleri, bastan beri bu beldeye hizmet etmistir. Alabalik Tesisleri’nde yapilan üretim sonucunda basta ilimiz olmak üzere birçok yere satisi yapilan alabalik sayesinde, Tekir Kasabasi artik “alabalik” adiyla özdeslesmistir. Yani Kahramanmaras’ta alabalik denince akla ilk gelen yer “Tekir”, Tekir deyince de akla ilk gelen sey “alabalik” olmustur.

Ne tesadüftür ki Tekir adindaki bütün yerler, ayni zamanda yayla olan yerlerdir. Nasil ki Kahramanmarasimizda Tekir Kasabasi yayla ise, Adana’daki ve Kayseri’deki ismi Tekir olan yerler de yayladir. Yani bir baska deyisle, Tekir ismi “yayla” kelimesi ile de özdeslesmistir. Tertemiz havasi ve çok soguk suyu ile gelenlerin gönlünü mest etmistir Tekir Yaylasi, benim gönlümü mest ettigi gibi. Ana yol kenarindaki su çesmelerinden kana kana soguk su içer ziyaretçiler ve yolcular.

Yakin zamanda Yesilgöz Köyü’nün de katilimiyla daha da güzellesti Tekir. Artik Yesilgöz Mesire Alani da Tekir Kasabasi’ndan sorulmakta. Bilmem kaç metre derinlikten çikarak bir daire olusturan o kaynak suyun tadina ve yesil görüntüsüne doyum olmuyor. Tam bir turizm yeri Yesilgöz suyu. Artik Tekir Kasabasi’na katilmasiyla insallah etrafi bakima alinir ve güzel bir çevre düzenlemesiyle daha da güzellestirilir umarim. Çünkü Yesilgöz bu haliyle bakimsiz durumda. Oysa ki böyle mekanlar baska sehirlerde olsa, inanin en muhtesem sekilde degerlendirirler her seyiyle. Lütfen artik biz de bu turizm cennetimizi degerlendirelim Sayin Baskanim.

Yeni yapilan Ardiç Suyu da artik Tekirimizin vazgeçilmez yeri. Hemen hemen taninmis diyebilirim. Ama tanitiminda biraz daha gayretli olmakta yarar var. O muhtesem kaynaktan çikarak Tekir merkezine ulasan Argitça Çayi boyunca yapilan mesire alani ve çardaklar, gelen misafirler tarafindan oldukça begenilmekte. Ama sunu izah edemeden geçemeyecegim. Bir da insanlarin faaliyet alani, oyun alani olsa, daha da hos olacak ve bence daha da ragbet görecek. Umarim Sayin Baskan buna bir çare bulur. Yoksa bu haliyle yerinde saymaktan çok daha ileri gidemez Ardiç Suyu mekani.

Gel gelelim belde merkezine…

Bence Tekir Kasabasimiza güzel bir, “Kasabamiza Hos Geldiniz, Tekir Kasabasi” seklinde tabela yaptirilip her iki girise koyulsa, yani Göksun tarafindan gelen girise ve Kahramanmaras tarafindan gelen girise koyulsa çok daha tanitici olur kasaba için. Bunu göz önüne almakta bence çok yarar var. Ayni sekilde, “Güle Güle, Tekir Kasabasi” adinda bir tabela hazirlatilip her iki çikisa koyulmasi çok enfes olur. En azindan gelenler ve gidenler, “Burasi neresi?” diye sormaktan artik vazgeçer.

Bunun disinda geçen gün kasabaya yeni ilkögretim açildi. Tabii ki adi da Tekir Ilkögretim Okulu. Tüm içtenligimle Tekir halkina ve çocuklarina hayirli olmasini temenni ediyorum. Insallah bu okul sayesinde hem Tekir’de hem de Kahramanmaras’ta biraz da olsa egitimimiz iyilesir. Okulun yapimini saglayan Basbakanimiza ve  yapimina vesile olan ve bu konuda gayretler gösteren sayin Belediye Baskanimiza tesekkür ediyorum. Çünkü biliyorum ki, “Egitim, her seyin basidir.”

 

Tekir olarak biz daha fazlasini istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu belde, daha fazlasina layik. O yüzden önümüzdeki günlerde umarim daha iyi icraatlara sahne olur Tekir Belediyesi.

 

Buradan Sayin Baskana seslenmek istiyorum:

“Sayin Baskanim,

Yaptiginiz icraatlar yadsinamaz. O yüzden sizlere çok tesekkür ediyorum ama bunlar sizi basarili kilabilmek için çok da yeterli degil. Bence elinizi biraz daha tasin altina koyarsaniz, hem Tekir halki için hem Tekir için hem de kendiniz için çok büyük bir iyilik yapmis olursunuz.”

 

Saygilarimla…

___________________________________________


Asil Türk Kadını!
 
 
Onlar…
Türk Kurtuluş Savaşı’nda asil Türk askerlerine cephane taşıyarak, çatışmalar içinde ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan Türk Kadınları…
Vatanı korumanın sadece askerlere düşmediğini ispat eden, kendi vatanları için canlarını hiçe sayan cesur Türk Kadınları.
İşte bu şekilde duygulanmamı sağlayan bir olay oldu geçen gün.
Tekir’den yolcu transitine bindim ve Kahramanmaraş’a gelecektim. Her taraf karla kaplı ve hava çok soğuk. Yerler buz, yolda yürüyenlerin yanakları al al… Şoför, bir yandan yolcularını almak için, diğer yandan yolda gördüğü kadınları iş yerine kadar da olsa götürmek için arabayı durduruyor ve kadınlardan hızlıca içeriye girip kapıyı örtmelerini istiyordu. Dedim ya… Hava soğuktu.
İşe giden her kadını almaya çalışan şoför, belki de günlük yaptığı bu iyiliğin artık farkında bile değildir. Ama bu kadınlara yapılan bu davranış, inanın o şoföre birçok dua almasını sağlıyordur. Çünkü zaten kadınlar her inişinde, “Allah razı olsun Ahmet Ede, eline sağlık!” diyordu.
Peki bu kadınlar sabahın köründe, bu soğuk havada, kafalarını ve boğazlarını sarmış, hangi işe gidiyordu?
Tekir’de oluyorsa bu olay zaten, mutlaka Tekir Orman Fidanlığı’na çalışmaya gidiyordur. Ki zaten bu olay da Tekir’de oldu. Her bir kadının arabaya her binişinde ne kadar duygulandığımı anlatamam sizlere.
Köylerde ve kasabalarda ekmeğinin peşinde olan kadın yoktur zannetmeyin. Sadece şehirde çalışan bayan vardır zannetmeyin. Belki onlar, şehirlerdeki kadınlar gibi modaya takılıp işe gitmiyorlar veya onlar lüks ve güzel bir iş yerine gitmiyorlar. Belki onlar sadece toprakla ve ağaçlarla uğraşıyorlar ama şunu bilin ki onlar da çalışıyorlar. Hem de kuru ayazda, kar-kış demeden çalışıyorlar.
İşte bu manzarayı görünce ve bu olaya şahit olunca, aklıma hemen Kurtuluş Savaşımızda hani Türk Kadınları’nın kağnılarla, belinde veya kucağında çocuklarla veya mermilerle cephanelik taşıdığı fotoğraflar var ya…
İşte onlar aklıma geldi ve çok duygulandım.
İş bölümüne katılan kadınlar, şehirlerde olduğu gibi köy ve kasabalar da çalışmakta. Gerçi bu çalışmaya para kazanma yönünden baktık şimdi biz; ama onun dışında nice işler yapıyor köy ve kasabalarda Türk Kadınları!
Sabah bahçeye gidiyorsa öğleyin bağa ve tarlaya gidiyor. Çalışıyor, çalışıyor ve rızkını kazanıyor. Ya para kazanıyor sonuçta ya da ürün.
Kim demiş, “Türk Kadınları çalışmıyor, ev hanımlığı yapıyor sadece!” diye?
Türk Kadınları, evlatlarını ve vatanlarını çok seviyor. Erkeklerden kalır yanları yok bu konuda. O yüzden vatan söz konusu olunca vatanı için cephane taşıyor, evladı söz konusu olunca da kuru soğukta ve çöl sıcağında bile çalışmayı göz önüne alıyor.
Artık her işe gönül veriyorlar onlar. Çalışmak konusunda çok da arzulular. Bu yüzden hep girişimde bulunuyorlar. Sürekli bir fırsat arıyorlar çalışmak için.
Türk Milleti asildir!
Kadınları da erkekleri gibi çalışkandır.
Çalışkan Türk Kadınları’na ve ayrıca söz konusu Tekir Fidanlığı’nda çalışan fedakar hanımlara selâm olsun…
 
Saygılarımla…
 

 

 

 

 
  ziyaretci sayısı 63293 ziyaretçi  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=